Hayatını Kucakla

Organizasyon Sistemi Açılımı, her türlü sistemi oluşturan öğelerin temsil edilerek, sistemde oluşan dengesizliklerin ve problemlerin çözüldüğü  bir yaklaşımdır. Şirket ve kurumlarda  kuruluş, ortaklık, departmanlar arası ilişkiler, iletişim, yönetim, finans, kar zarar bilançoları, borçlanma ve krediler, yönetimsel yaklaşımlar, hiyerarşiler, mevki ve sorumluluklar, iş tanımları, vb gibi ile ilgili yaşanan tüm olumsuzluklar,  Organizasyon Sistem Açılımının çalışma alanı içerisindedir. Aynı zamanda, bir sistem olarak kabul edilen aile ile ilgili ortaya çıkan problemlerin çözümünde de kullanılmaktadır. Aslında literatürde daha çok  ‘Aile Sistemi Açılımı’ olarak bilinmektedir. Alman terapist ve Teologist Bert Hellinger tarafından yaratılmış ve geliştirilmiş bir yöntemdir. İnsan psikolojisi ve var olan sistemlere, fenomenolojik olarak yaklaşan bu çalışma, geçmişte yaşanmış olgulara vurgu yapmaktadır…

 

Aile Sistemi Açılımı, ailenin kuşaklar boyu, birbirine görünmez bir bağla, çok daha derinden bağlı olduğu anlayışına dayanmaktadır. Aile Sistemi Açılımına göre, aile sistemini (aile soy ağacını) oluşturan bir işleyiş vardır. Bu işleyişi dengesizleştiren ve bozan bir olay ya da olaylar yaşanması durumunda (iflaslar, ölümler, göçler, hastalıklar, boşanmalar, savaşlar, kavgalar, kürtaj ve düşükler, mal ve para kayıpları, v.b gibi) , tüm aile sistemi olumsuz yönde değişir . Ailenin hayatta olan bireyleri, kendilerinden önce ki nesillerde yaşanmış olan dengessizlik ve bozulmaları giderebilmek için, bilinçaltında kendilerine ait olmayan eskiye ait sorumlulukları, yükleri ve acıları kabullenirler. Kendi gerçek hayatlarını ve hayallerini yaşamak yerine, bir türlü anlam veremedikleri, içinden çıkamadıkları sorunlar döngüsünün içinde bulurlar kendilerini. Kısacası, kişiler, kendi yaşamak istedikleri hayatlarından vazgeçmek zorunda kalarak, eskiye ait olumsuz döngülerin etkilerini yaşamaya başlarlar. Aile Sistemi Açılımı, hayatta olan ya da olmayan, tanınan ya da tanınmayan; aile sistemine (soy ağacına) ait tüm bireylerin yaşadığı problem ve dengesizlikleri çözüme ulaştırılabilmekte, kişilerin yaşamlarında çok etkin dönüşüm ve değişimlerin gerçekleşmesini başarabilmektedir.